MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
... plakalı hususi otomobili ile korsan taksicilik yaptığı ihbarı yapılan sürücü sanığın, 5544 kod no'lu görevli ekipte yer alan şikayetçi polis memuru ... tarafından aracı durdurulduğunda, mülâkat-gözlem neticesi, para karşılığı yolcu taşıdığının ve istenen evrakı arasında sürücü belgesinin olmadığının tespiti üzerine, hakkında yasal işlemler icra olunarak, aracın belli müddet trafikten men edileceğini öğrenmesiyle başlayan münakaşada, görevli-şikayetçiye "...çekemezsiniz, bağlattırmam... hepinizi s...yim, sizler şerefsizsiniz, ben sizleri unutmayacağım... sizi tarayacağım, Allah'ınızı s...yim..." gibi sözler sarfetmesi, aracın otoparka çekilmesi işlemine aktif direnç gösterip, zorluk çıkarması nedeniyle kelepçelendiğinde ... plakalı ekip otosunun ön tamponuna tekme atarak, plakalığın kırılıp, plakanın düşmesine sebep olması eylemlerinin "nitelikli (kamu malına) mala zarar verme", "(görevli memura) hakaret", "görevi yaptırmamak için direnme" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Anlatımları hükme esas alınan tanık-polis memuru ...'ın 15.06.2011 tarihli ifadesi ile paralellik arzeden 28.09.2012 tarihli beyanı nazara alındığında; sanığın, atılı "(görevli memura) hakaret" suçunu da işlediği dosya kapsamı itibariyle sübut bulduğundan tebliğnamedeki B) 1 no.lu paragraftaki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa yüklenen suçlardan "kısa süreli hürriyeti bağlayıcı (hapis)" cezaları verilip; bunlardan "nitelikli mala zarar verme" ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlarından hükmolunan hapis cezaları, adli para cezası seçenek yaptırımlarına dönüştürüldüğü halde "hakaret" suçundan hükmolunan hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilip çevrilmemesi konusunda bir gerekçe belirtilmemesi,
2-Kabule göre de;
a) "nitelikli mala zarar verme" suçundan kurulan hüküm açısından; netice ceza "adli para" niteliğinde olmakla TCK'nın 53. maddesinin tatbik edilmesi,
b) "hakaret" suçundan kurulan hüküm açısından; TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine" ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
c) ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/577 E ve 715 K sayılı (29.09.2010 tarihli) ilâmı ile (6136 sayılı Kanunun 13/son ve TCK'nın 62. maddeleri uyarınca) sanık hakkında verilen ve 07.10.2010 tarihi itibariyle kesinleşen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı için CMK'nın 231/11. maddesi gereğince mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmiş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanmas gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy