MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, maddi sorunlar nedeniyle aralarında husumet bulunan yeğeni olan katılana ait iş yerine giderek katılanı sorduğu, katılanın dışarıda olduğunu öğrenmesi üzerine telefon ile aradığı ancak katılana ulaşamadığı, bu duruma sinirlenerek iş yerinde bulunan cam levha, bardak ve sandalyeleri kırmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi gereğince doğrudan para cezasına hükmedilmesine rağmen, “suçun işleniş şekli dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının paraya çevrilmesine yer olmadığına” denilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulması ile sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, “suçun işleniş şekli dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının paraya çevrilmesine yer olmadığına” ibaresinin tamamen çıkartılması ve hükmün ilgili kısmına “TCK'nın 52/2” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy