MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ...'nin akaryakıt istasyonu sahibi olduğu, söz konusu akaryakıt istasyonunun önüne Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü'nce bölünmüş yol yapılarak gidiş- geliş yol arasına bordür taşlarıyla bölmek suretiyle orta refüj yapıldığı, bu refüjde petrol istasyonuna trafik güvenliği düşünülerek giriş izni verilmediği, buna rağmen sanık ...'in talimatıyla istasyonda pompacı olarak çalışan temyiz dışı sanık ...'ın 27/04/2011 tarihinde orta refüjdeki bordör taşlarını kaldırarak zarar verdiği, bu durumun tespiti üzerine tamirat yapıldıktan sonra 01/11/2011 tarihinde tekrar sanık ...'nin talimatıyla ...'ın aynı yerdeki bordör taşlarını kaldırıp zarar vererek yol açtığı, sanık ...’nin bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla aşağıda belirtilen neden dışında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın farklı tarihlerde iki kez söz konusu bordür taşlarına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı katılana karşı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemin zincirleme şeklinde gerçekleştiği, bu nedenle 5237 sayılı TCK 152/1-a ve 43. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, her eylemin ayrı ayrı suç kabul edilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy