MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hırsızlık yapmak amacıyla 02/10/2005 tarihinde mağdur ...'in evinin pimapen cam çerçevenin kanat açma kapama kolunu tornavida ile zorlayıp açmak suretiyle girmesi ve 06/10/2005 tarihinde ...k ile birlikte mağdurlar ... ve ...'in ikametine birinci kat penceresinin kapalı sineklik telini kesmek suretiyle girmesi nedeniyle kamu davası açıldığı, gerekçeli karar ve hüküm fıkrasından sanık hakkında 06/10/2005 tarihinde ...k'le birlikte mağdurlar ... ve ...'e karşı işledikleri mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçu nedeniyle hüküm kurulduğu, bu nedenle gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 06/10/2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğü ve 02.10.2005 tarihinde mağdur ...'e karşı işlediği mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle bir karar verilmediği ancak mahkemesince bu suçlar nedeniyle her zaman karar verilmesi mümkün olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz.
Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen ya da rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni kanunun 19’uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur. Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir. Apartman giriş kapısından sonraki koridorların, merdiven ve merdiven boşluklarının, daire giriş kapısı ön kısımlarının, sahanlıkların apartmanda oturanlara ait ortak “eklenti” olduğunun kabulü gerekir. Apartman dış kapısının açık kalması, bu kısımların eklenti olma niteliğini etkilemeyeceği gibi eklenti sayılmamasına da neden olmaz. Dış kapının konması; bu yerlerin dış âlemle ilgisinin kesildiğine ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin iradenin bir göstergesidir. Merdivenler ve sahanlık, konuta giriş çıkış için zaruri, konutun kullanış amacını tamamlayan ve sağlayan, konuta bağlı yerlerdendir. Her isteyenin bu yerlere girmesi ve yararlanması olanaksızdır. Sahanlık ve merdiven olmadan konut olamayacağı gibi, konut olmadan da merdiven ve sahanlık olamaz. Bu itibarla konut ve apartman merdiveni birbirinden ayrılmaz birer parça ve merdivenler konutun eklentileridir. ... aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, emlak bürosu, mimar bürosu, vb. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkânlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Sanık ...'nun 06/10/2005 tarihinde şikayetçiler ... ve ...'in ikametine birinci kat penceresinin kapalı sineklik telini kesmek suretiyle girdiği, ikametten kol saati kelepçeli bilezik 300tl para ve Siemens marka cep telefonunu ... ile birlikte aldıkları, temyiz dışı sanık ... ile ...'ın bu hırsızlık eylemi nedeniyle de hırsızlık suçundan cezalandırıldıkları ve bu kararların kesinleştiği, suç duyurusu sonrasında sanık ...'ın mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1)Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükme ilişkin temyizin incelemesinde;
Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul ettiği, mağdur beyanı, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği sabit görüldüğü gerekçesine dayanan mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme ilişkin temyizin incelemesinde ise;
Sanığa atılı mala zara verme suçunun 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine 5560 sayılı Yasa ile eklenen 4. fıkranın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlendiği ve bu nedenle suçun kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurların savcılık beyanlarında şikayetçi olmadıklarını bildirdikleri ve mağdur ...'in kovuşturma aşamasında yeniden şikayetçi olmasının mümkün olmaması karşısında; mala zarar vermek suçundan şikayet yokluğu nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 73. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy