Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/06/2013 tarihli ve 2013/5236 soruşturma, 2013/6700 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 22/08/2013 tarihli ve 2013/868 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.02.2015 gün ve 2015/4231/12754 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2015 gün ve 2015/70592 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin ve vekilinin şikayet ve itiraz dilekçelerinde, şüphelinin 1807. sokak No: 3/B ... adresinde bulunan tandır piliç isimli işyerinin içerisindeki bütün ekipmanlar ile devri konusunda internet ilanı verdiğini, müşteki ile görüşme esnasında şüphelinin işyerini devretme yetkisi olduğuna ve işyeri sahibi ile konuşarak kendisininde kefil olmak suretiyle devrin yapılacağı konusunda beyanlarda bulunduğunu, bu kapsamda şüpheli ve müştekinin 28/03/2013 tarihli satış ve devir sözleşmesi düzenleyerek imzaladıklarını, müştekinin 55.000,00 Türk lirası devir parası ile 3.000,00 Türk lirası kira parasını elden şüpheliye ödediğini belirtmiş olmaları ve belirtilen bu hususların şüphelinin 15/04/2013 tarihli ifadesi ve şüpheli tarafından gönderilen mesaj içeriklerini kapsayan tanık ... 13/06/2013 tarihli ifadesi ile doğrulandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin kiracısı olduğu işyerini devretme yetkisine sahip olduğu konusunda hileli davranışlarda bulunarak müştekiyi aldatıp toplam 61.000,00 Türk lirasını alarak menfaat temin ettiği, şüphelinin üzerine atılı bulunan dolandırıcılık suçunu işledeğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/08/2013 tarihli ve 2014/868 D. İş sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 13/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy