Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler .... Genel Müdürlüğü ... Yakası Müdürlüğü görevlileri, ... , tebliğ memuru, ... . ve .... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/06/2014 tarihli ve 2014/83850 soruşturma, 2014/79873 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/09/2014 tarihli ve 2014/590 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/02/2015 tarih ve 2015/4055/12250 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2015 tarih ve 2015/71238 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin, kendisine usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmadan imar affı kapsamında sahibi olduğu gecekondusunun yıkılarak zarar verildiği, mesken olarak kullanılan evinin kullanılamaz hale geldiği, bahçe içerisinde bulunan ağaçlarının kesildiği, sahibi olduğu hayvanların ve ailesine ait zati eşyaların akıbetlerinin ne olduğunu bilmediği yönündeki 05/06/2014 tarihli dilekçe ile şikâyeti üzerine ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca iddialara konu olaylarla ilgili herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan iddiaların soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin yaptığı şikâyeti üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19/09/2014 tarihli ve 2014/590 D. İş sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 13/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy