MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 158/1-f, 52/2-4, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kendisini vekille temsil ettiren sanığa yapılan tebliğatın geçersiz olması nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Katılan ile arasında ticari ilişki bulunan sanığın alacağı mallara karşılık olarak üzerinde tahrifat yapılmış kendisine ait çeki verdiği, sanığın çek üzerinde tahrifat olduğun bildirmesi üzerine, çekin kendisine ait olduğun, tahrifatın kendisi tarafından yapılıp imzalandığını bildirdiği, çekin gününde muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine bankaca çek üzerinde tahrifat yapıldığı için işlem yapılamayacağının bildirildiği ve sanık tarafından çek bedelinin ödenmediği olayda; söz konusu çek üzerindeki tahrifatın herkes tarafından her zaman fark edilebilecek şekilde olduğu, katılanın da bu özelliğini bilerek söz konusu çeki aldığı dikkate alındığında, sanığın çeki ödeyeceğini söylemesinin basit yalan kapsamında olduğu, atılı dolandırıcılık suçunu oluşturacak şekilde nitelikli yalan olmadığı gibi katılanın denetim imkanını da ortadan kaldırmadığı gözetilmeksizin, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy