MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık ve katılanların ... ilçe merkezinde yer alan ... Sitesinde ikamet ettikleri, katılanlara ait 3...nolu bağımsız bölümle sanığa ait 5... nolu bağımsız bölüm arasındaki sınırı belirleyen panelin sanık tarafından sökülerek zarar verildiği iddiası ile yapılan yarğılamada, sitede kat mülkiyetine geçildiği, yerleşim planı ile ortak alan kullanım şekillerinin belirlendiği ve ayrıldığı, parselde müşterek mülkiyet esaslarının geçerli olduğu, bahçeler ve yolların ortak kullanım alanları olarak geçtiği, katılanların ortak kullanım alanı olarak özgülenen alana demir panel yaptıkları, demir panelin sanık tarafından ortak kullanım alanı olarak özgülenen yola konulduğu için kaldırıldığı, demir panellerde herhangi bir zarar olmayıp yeniden montajının mümkün olduğundan sanığın mala zarar verme kastıyla hareket etmediği anlaşıldığından beraatına dair mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, sanıkların beraatına karar verilmesine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yerine katılanlar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bölümünün “sanık kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.320,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy