MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK'nın 155/1, 62, 52/2-4 ve 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'ın isteği üzerine katılanın tanık ...'dan araç kiraladığı, ve tanığa teminat senedi verdiği, senedin ödeyecek kısmını ve düzenleme tarihi bölümünü tanığın yazarak katılan ...'e imzalatarak teminat olarak aldığı, katılanın aracı ...'e kullanması için verdiği, ...'in bir gün sonra aracı ...'ya teslim ettiği sırada katılanın isteği doğrultusunda teminat olarak verilen senedi katılana teslim etmek üzere ...'dan aldığı, katılanın ...'e senedi getirmesini istemesine rağmen önce getireceğim diyerek oyaladığı daha sonra da yırtıp attım dediği, sanık ...'in "30/08/2011 vade tarihli 35.000 TL tutarlı alacaklısı ..." şeklinde sahte olarak doldurarak, katılan hakkında icra takibi başlattığı böylelikle sanığın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
-Sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede; yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, çek aslının duruşmada mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek suça konu çekin iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmemesi,
-Güveni kötüye kullanma suçundan yapılan incelemede; sanığın, katılandan alacaklı olmadığı halde senedi bir şekilde ele geçirerek senette bulunan kendi eli mahsülü olan yazı ve rakamları da yazıp sahte olarak doldurmak suretiyle katılan hakkında icra takibi başlattığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı kamu kurumu niteliğindeki icra dairesini aracı kılmak suretiyle TCK 158/1-d maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinden hakkında bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesinin kısa kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy