MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında "temyiz isteminin miktar yönünden reddine" dair mahkemenin, 17.11.2014 tarihli "ek kararına" yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin “ceza türü ve miktarı yönünden” reddine dair 17.11.2014 tarihli ek kararın usulüne uygun olarak 31.12.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanığın süresinden sonra yapmış olduğu, 30.01.2015 tarihli temyiz inceleme başvurusunun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelenmesine gelince;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, aralarında su meselesi nedeniyle uyuşmazlık bulunan katılanlara hitaben, "devlet size bu suyu verse bile, mahkemeden hak etseniz bile, ben size bu suyu içirtmem" dediği ve böylece atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın atılı suçları işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen savunması, olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan tanık olmaması nedenleriyle, sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği hususları gözetilerek, mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy