MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 207/1, 62/1, 51/1, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyeti
Dolandırıcılık suçundan verilen beraat özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan ile 13/09/2007 tarihinde boşandıkları, sanığın katılana olan borcu nedeniyle suça konu tarih kısımları boş olan unsurları eksik 9 adet senedi verdiği, senette kefil olarak ...'nün ismini yazdığı ve imzasının atıldığı, senedin ödenmemesi üzerine tarih kısımları doldurularak takibe konulduğu, İbrahim’in borca ve imzaya itirazı üzerine imzasının sahte olduğunun anlaşıldığı, sanığın dayısı olan İbrahim yerine imza attığını ikrar ettiği olayda;
1- Dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında
dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, suça konu senedin sahte olarak düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eylemde; sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden ve suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, zararın giderilmediğine dair yetersiz gerekçeyle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy