MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Gerze ilçe merkezinde "emlakçılık işi" ile uğraştıkları bildirilen ve fikir-eylem birliği içinde hareket ettikleri söylenen sanıkların, köyde oturan ve ilçe merkezinde arsa edinmek isteyen ...in köylüsü ve akrabası olduğu belirtilen) şikayetçiye ... parseli "satılık yer" olarak gösterip beğenmesini sağlamalarını müteakip tapu idaresine gidildiğinde ona esasen anlaşmaya konu olmayan diğerine göre (konum itibariyle) değeri düşük bulunan ... ada .. no'lu parselin satış ve tescilini (28.01.2011 tarihi itibariyle) gerçekleştirmeleri eylemlerinin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Dairemizin 06.06.2013 tarih ve 67120-10669 E.-K sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere; yapıldığı iddia olunan emlak komisyonculuğu işi karşılığında alınan bedeller için Vergi Usul Kanunu gereğince serbest meslek makbuzu düzenlenmeyip (emlakçılık kabulünde dahi) fatura düzenlemek zorunluluğu nazara alındığında; (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 65/2, 66, 37/4.maddeleri) ticari mahiyetteki işin serbest meslek faaliyeti kapsamında olmayacağı, bu nedenle eylemin TCK'nın 157/1.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamından; sanık ...'in üzerine atılı suçun unsurları itibariyle sabit olduğunu, sanık Necattin'in ise onun fiiline iştirak ettiğine dair kesin delil bulunmadığını, bu nedenlerle sanık Seyit'in "mahkumiyetine", sanık ...'in ise "beraatine" karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Seyit müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 07.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy