(5271 S. K. m. 237, 260)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğundan şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesi katılma talebi olarak kabul edilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Batman İl Jandarma Karakol Amirliği ekiplerinin 26/02/2011 tarihinde saat 19.00 sıralarında suça sürüklenen çocuk A. A. ile yaş büyüklüğü nedeniyle haklarındaki soruşturma ayrı yürütülen ve dava açılan temyiz dışı sanıklar Ö.. D.., A.. G.., U.. O.. ve B.. G..'in Türk Telekom'a ait dörtlü abone kablolarını yaktıklarının tespit edildiği, Türk Telekom İl Müdürlüğünde görevli şikayetçi H.. B..'un olay yerinde yakılan kabloların Türk Telekom'a ait dörtlü abone kablosu olduğunu ifade ettiği, kabloların tahmini uzunluğunun 800-900 metre olduğu, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun diğer sanıklarla birlikte hareket ederek üzerine atılı bulunan hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun inkar yönündeki savunması karşısında, savunmasının aksini kanıtlayacak ve üzerine atılı suçları işlediğini gösterecek kesin ve net deliller elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy