(5237 S. K. m. 37, 73, 144) (5271 S. K. m. 223) (1412 S. K. m. 321) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının 26.04.2012 havale tarihli dilekçe içeriğine göre; sanık Y. hakkında "Nitelikli mala zarar verme" suçundan verilen "beraat" hükmüne yönelik temyizinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Maliki mağdur (şikayetçi) Osman (sanık M.'nın abisi) olan Fatsa, ....köyü, 178 ada, 10 parselde kain fındık bahçesine eşi-sanık Ş. ile gelen sanık M.'nın fikir-eylem birliği içinde hareket ederek; hakkında (temyize konu olmayan) "beraat" kararı verilen sanık Y.'i yevmiyeli işçi olarak tutup, soruşturma evresindeki mevcut delillere göre 10 no.lu parsel dahilinde kaldığı ileri sürülen (kovuşturma evresinde 27.01.2012 tarihinde yapılan keşif ve neticesinde alınan bilirkişi raporlarına-krokisine göre ağaçların anılan parsel dahilinde kalmadığı, samanlığın ise yüzölçümü itibariyle 10, 11 ve 15 parsellerde kaldığı belirlenmiştir) suça konu meşe ağaçlarını ve ahşap samanlığın yarısını kestirmelerini müteakip odun ve kerestelerini evlerine götürmeleri eylemlerinin TCK'nın 37.maddesi delaletiyle sanık M. açısından "Nitelikli mala zarar verme"; "Nitelikli hırsızlık" ve "Basit mala zarar verme" sanık Ş. açısından ise ""Basit mala zarar verme" ve "Nitelikli hırsızlık" suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
1- Sanıklar M. ve Ş. hakkında, 16.06.2011 tarihli iddianame ile TCK'nın 37. maddesi delaletiyle (TCK'nın 144/1-b maddesi dikkate alınmaksızın) kamu davaları açılmış olması karşısında; yüklenen "Nitelikli mala zarar verme" ve "Nitelikli hırsızlık" suçlarının, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayetin varlığı ve devamına bağlı olmadığının nazara alınmaması yanında, hükmün gerekçe kısmında "... sanıkların atılı suçları suç kastlarıyla işlediklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir yeterli- kesin delil bulunmadığı..." kabulüne rağmen CMK'nın 223/9. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde "düşme" kararları verilip, "gerekçeleri yönünden" hükümlerin karıştırılması,
2- Kabule göre de; "Basit mala zarar verme" suçunun TCK'nın 37. maddesi delaletiyle işlendiği iddia olunmakla; aynı Kanunun 73. maddesinin 5. fıkrası ile 6. fıkra hükümlerinin dikkate alınıp, sanık Ş.'ın "şikayetten vazgeçmeyi" kabul edip etmediği hususundaki açık beyanının alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 26.11.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy