MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
07.04.2014 tarihinde, katılan ...'ı cep telefonundan kendisini komiser ...olarak tanıtan bir kişinin katılanın adının ... olayına karıştığını, banka hesapların ve kredi kartının kopyalandığını, altınlarını ve hesapları görmeleri gerektiğini, bir bayan polis memuru göndereceğini, altınları bu bayana vermesi gerektiğini belirtip telefonla talimat doğrultusunda polis gibi tanıtılan sanık ...la buluştukları, telefondaki şahsın talimatı doğrultusunda 35.000 TL değerinde altınları sanık ...' ya verdiği, ayrıca yine telefondaki şahsın talimatı doğrultusunda bankadan 4000 TL çektiği ve yine ...'a verdiği ve yanından ayrıldığı, 30.04.2014 tarihinde katılan ...'ın ev telefonundan arayan ve kendisini polis memuru ... olarak şahsın katılan adına altı banka hesabına girildiği, hakkında yakalama kararı olduğunu, 20 yılla yargılanacağını, bankadaki hesabındaki parasını emniyete almak için parayı çekip, gelecek sivil polis memuruna vermesini istediği, bu şahsın savcı olarak belirttiği... isimli kişiye telefonu bağlayacağını söyleyerek katılanla savcı olduğunu söyleyen şahsı görüştürdüğü, savcı olduğunu belirten şahsın talimatı doğrultusunda katılan ...'ın ... bankasından 43.000 TL para çekerek telefonla talimat doğrultusunda çektiği parayı sanık ...'a verdiği, 13.05.2014 tarihinden katılanlardan ...'i komiser ... olarak arayan şahsın, katılana bankada bulunan parasına...'nın el koyduğunu, "biz devletiz, senin yanındayız, 6 aydır seni takip ediyoruz,... lılar paranı çekmeden sen git paranı çek" diye söylemesi üzerine katılanın bankadan 9000 TL para çektiği, telefondaki kişinin talimatı doğrultusunda bir çocuğa bu parayı verdiği, telefondaki şahıs tekrar katılanı arayarak "senin adına kredi çekecekler bu nedenle onlardan önce davran kredi çek onlar çekemesin"demesi üzerine bu kez bankadan 16.000 TL para çekerek yine telefondaki şahsın talimatı doğrultusunda komiser ... olarak tanıtılan sanık ...'a bu parayı teslim ettiği, 22.05.2014 tarihinde katılanlardan ...'i arayan bir kişinin kendisini polis olarak tanıtarak amirine bağladığını, amiri olarak belirtilen kişinin ... C. savcısı olduğunu belirterek "senin hesabından 80.000 TL para çekilmiş, bankaya gitmen lazım, hatta evde bulunan altın ve ziynet eşyalarını da yanına almasını, çünkü eve hırsız gireceği" yönünde ikna etmesi üzerine evdeki altınları da alarak evden ayrıldığı, yine karşıdaki kişinin talimatı doğrultusunda ... önünde kendisini bayan polisi memuru olarak tanıtan sanık ...'a yanında götürdüğü altınları ve 6000 TL parayı verdiği, oradan ayrıldığı, ancak karşıdaki kişinin tekrar katılanı arayarak "bankaya gitmesi" yönünde talimat verdiği, bu talimat doğrultusunda katılanın bankadan 27.000 TL para çektiği, bu parayı vermeden önce katılanın eşinin telefonla katılanı aradığı, katılan bu durumu telefonda eşine anlattığı, eşinin seni dolandırmışlar demesi üzerine 27.000 TL'yi vermediği, 27.05.2014 tarihinde katılanlardan ...'ın aranarak ve kendisini başkomiser olarak tanıtan kişinin "senin banka kimlik bilgilerin deşifre oldu, adına kredi çekilecek, bankaya giderek çekilişin durulmasını" söylediği, daha sonra başkomiser olarak tanıtan kişinin katılanı savcı ile görüştüreceğini söyleyerek bir kişi ile telefonla görüştürdüğü, kendisini savcı olarak tanıtan kişinin "emekli maaşı aldığın bankaya git, kredi çek" dediğini, daha sonra katılanın bankaya gidip banka müdürü ile bu durumu araştırdığı, hesabından para çekilmediğini öğrendiği, kendisini takip eden kişilerin tekrar katılanı arayarak "telefonunu niye kapatıyorsun" diyerek kızdıkları, dolandırılacağını anlayan katılanın bu durumu gidip polis memurlarına bildirdiği, bankadan para çekiyormuş gibi işlemlerin yapıldığı, daha sonra karşı tarafın talimatı doğrultusunda istenilen yere gittiği, daha sonra sonradan isminin ... olan sanıkla karşılaştığı parayı aldıktan sonra sanık ...' ın emniyet görevlileri tarafından yakalandığı, daha sonra sanık ...'ı takip eden diğer sanıklar ..., ... ve...'in yakalandıkları somut olaylarda, basit dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerde sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy