MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendi adına bir hesap açtırdığı, daha sonra kendisini ... Belediye Başkanı olarak tanıtıp, isim ve telefonunu internetten bulduğu şikayetçiyi arayarak, yardıma muhtaç bir şahıs olduğunu söyleyip açtırmış olduğu hesap numarasına bağış talebinde bulunduğu, kendisine inanan şikayetçinin bu hesaba 300 TL para yatırdığı, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, mahkemece verilen 05.02.2009 tarihli kararın hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı, bu nedenle eylemin TCK'nın 157. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle dairemizce verilen 07.05.2013 tarihli kararla bozulması üzerine, yapılan yargılama sonucu basit dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.