Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, hapis cezası yönünden anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde düzenlenen haklardan da koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 10/09/2013 tarihli ve 2013/13 esas, 2013/104 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.03.2015 gün ve 2014-6189/19157 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2015 gün ve 2015/105943 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Mahkemenin kabulüne göre sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesinde öngörülen müeyyidesinin altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası olduğu, yine aynı Kanun’un 52. maddesinin 1. fıkrasına göre, adlî para cezasının, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, 2. fıkraya göre belirlenecek en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağ olduğu, gerekçeli kararda cezanın alt sınırdan tayin edildiğinin belirtilmesi karşısında, adli para cezasının 52/1-2. maddesi uyarınca 5 gün olarak belirlenip, indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması ve bir günlüğünün 20 TL. üzerinden çarpılması suretiyle sonuç cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, para cezasının hiçbir teşdit sebebi gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 6 ay karşılığı 180 gün üzerinden hesaplanmasında,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ... Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.09.2013 gün ve 2013/13 esas 2013/104 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde adli para cezalarına ilişkin uygulamada belirlenen 180, 150 gün ve 3.000. ibarelerinin çıkartılarak yerine 5, 4 gün ve 80 TL adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, hükümde yer alan; “sanığın TCK 53/1. maddesindeki haklarını kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yoksun bırakılmasına, ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, diğer hususların aynen bırakılmasına, 04.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy