MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında; Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
Özel belgede sahtecilik suçundan; TCK'nın 207/1, 43, 62, 53, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar ..., .hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'in beraatine, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ..., ...'nin beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Nitelikli dolandırıcılık suçu açısından suç tarihinin 2002-2010 yılları arası, sahtecilik suçu açısından ise 19/09/2002 olmasına karşın; hükümde 2004 ve 2011 yılları olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanık ...'in annesi ve kardeşleri ile birlikte iştirak halinde malik olduğu tarlalarda gerçekleştirdiği zirai faaliyetleri nedeni ile doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunduğu ve 2002-2010 yılları arasında destekleme parası aldığı, ancak başvuru sırasında 04/04/2002 tarihinde vefat eden annesi ...'in yerine imza atarak ve köy muhtarı olan sanık ... ile aza olan sanıklar ... ve ...'nin imzalarını içeren 19/09/2002 tarihli muvafakatname ile taahhütname 2 başlıklı belgeleri düzenleyip katılan kuruma verdiği, bu suretle sanık ...'in kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını, sanıklar ..., ... ve ...'nin ise resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklara atılı resmi belgede sahtecilik suçu açısından suç tarihi olan 19/09/2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının soruşturma kayıt tarihi olan 13/01/2012 tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanığın tarım arazilerinde tarımsal faaliyette bulunduğu ve ürün elde ettiği, kamunun da uğradığı bir zararın söz konusu olmadığı, doğrudan gelir desteği ödemelerinin sonuç olarak yapılan bir tarımsal faaliyet ile alakalı olarak ödendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm açısından; sanığın, hükümden sonra 29/05/2014 tarihinde öldüğünün UYAP sistemi aracılığıyla Mernis'ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm açısından;
-Sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dosya kapsamında sadece sahte olduğu ileri sürülen belgeler, çks belgesi ile tapu kayıtlarının bulunduğu, sanığın gelir desteği aldığı 2002-2010 yıllarına ait başvuru dosyalarının dosya arasında olmadığı, sanığın suça konu belgeleri her yıl yapmış olduğu başvuruda sunup sunmadığının dosya kapsamından anlaşılmaması karşısında; sanığın gelir desteği aldığı yıllara ait dosyaların kurumdan getirtilip dosya arasına alınarak incelenmesi, sanığın sahte belgeleri her yıl dosyaya sunup sunmadığının belirlenmesi, sunmaması halinde zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilmesi, ayrıca sanıkla birlikte mirasçı olan ve muvafakatnamede imzaları bulunan kardeşlerinin dinlenmesi ve sanığın söz konusu tarlaları kullanmasına mavufakatlarının olup olmadığının sorulması, muvafakatlarının bulunması halinde atılı suç açısından eyleminin faydasız kaldığı hususu da gözönüne alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
-Sanık hakkında TCK'nın 204/1 maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 207/1, 43 maddeleri gereğince hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy