Nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1 -f, 158/l-son-2.cümlesi, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 34.338,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ağır Ceza Mahkemesinin (kapatılan Ağır Ceza Mahkemesinin) 21/10/2009 tarihli ve 2008/441 esas, 2009/227 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30.03.2015 gün ve 2015-7012/22283 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2015 gün ve 2015/127724 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Ceza Dairesinin 19/11/2012 tarihli ve 2011/25084 esas, 2012/44010 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'da gün para cezası sistemi benimsendiğinden, anılan Kanun'un 158/1-son cümle maddesinin uygulanmasında, eğer somut olayda olduğu gibi suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; temel gün para cezasının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgarî bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği ve bu şekilde belirlenen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 Türk lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adlî para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ... hakkında kurulan ve 21.10.2009 günü açıklanan hükümde, şikâyetçilerden ...'in, ATM’den para çekmek için taktığı bankamatik kartının sıkışması üzerine yardım etme bahanesiyle gelen ...’nun, kendisine ait cep telefonuyla müşteri hizmetlerini aradığını beyan ederek telefonla görüştürdüğü kişinin şikâyetçiden karta ait özel bilgileri ve şifreyi aldıktan sonra "Kartınız iptal edilmiştir" diyerek kapattığı, bunun üzerine kartını sıkışmış vaziyette bırakarak oradan ayrılan şikayetçinin, ertesi gün müşteri hizmetlerinden kartının iptal edilip edilmediğini araştırdığında ise, kartının iptal edilmediğini ve fon hesabından 17.500,00 TL bozdurularak diğer şikayetçi ... adına oluşturulan sahte hesaba para transferi yapıldığının anlaşıldığı olayda; sanığın eyleminin TCK'nın 245/1. maddesi kapsamında kalacağı gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, aynı kanunun 158/1-f. maddesi ile uygulama yapıldığı hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy