Dolandırıcılık suçundan ... şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/09/2014 tarihli ve 2014/115248 soruşturma, 2014/113091 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sulh Ceza Hakimliğinin 15/10/2014 tarihli ve 2014/1411 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31.03.2015 gün ve 2015-7094/22631 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/04/2015 gün ve 2015/127240 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüpheli arasında olayın suç teşkil etmeyip hukuki mesele mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından verilen 13/08/2014 tarihli şikayet dilekçesinde ... hakkında dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçunu, ... hakkında ise suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olunması karşısında, şüpheli ... hakkında isnad edilen suçları işleyip işlemediğine dair müştekinin gösterdiği tanıkların dinlenmediği ve ... hakkında müştekiye ait dükkanda bulunan malzemeleri piyasa değerinden çok ucuza alması karşısında üzerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.10.2014 tarih ve 2014/1411 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 07.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.