Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanıklar ... ve ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510 ve 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2009 tarihli ve 2007/62 esas, 2009/319 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2010 tarihli ve 2010/6 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09.04.2015 gün ve 2014-7856/25201 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2015 gün ve 2015/134686 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; hükme esas alman 09/03/2007 ve 23/03/2009 tarihli bilirkişi raporlarının içerik itibariyle birbirleriyle çelişkili olduklarının anlaşılması karşısında, katılan ...’ye ait ... şirketinde sanıklardan başka kimlerin çalıştığı, aynı işi yapıp yapmadıkları belirlenip bilet satımının kampanya dönemi olmamasına rağmen neden indirimli satıldığının tespiti açısından, kampanya dönemlerinin suç tarihleri içerisinde Türk Hava Yollan tarafından hangi dönemde ne şekilde uygulandığı araştırılıp, sanıkların kendilerinin veya bir başkasının yararına ne şekilde tasarrufta bulunduğunun da açık bir şekilde tespit edildikten sonra hukuki durumlarının değerlendirmesi gerektiği cihetle itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK'nın 231/5. maddesinde yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme gereğince, henüz varlık kazanmamış olan hükmün esasının denetlenmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2009/4-13-12 sayılı kararı ile 11.03.2014 gün ve 2014/102-128 sayılı kararında da açıklandığı üzere CMK'nın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacağı, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların ancak hükmün varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları ile denetime konu olabileceği, bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz ya da koşulları varsa kanun yararına bozma incelemesine konu olabilmesi, bu aşamadan sonra ancak hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.02.2010 tarih ve 2010/6 değişik iş sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy