Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/05/2014 tarihli ve 2014/1027 soruşturma, 2014/2345 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Ağır Ceza Mahkemesinin 17/06/2014 tarihli ve 2014/1123 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2015 tarih ve 2014/3867/11558 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2015 tarih ve 2015/65149 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından kredi limit arttırım protokolü sözleşmelerindeki imzanın kendisine ait olduğu ancak miktarda sahtecilik yapılmış olabileceğine ilişkin beyanı kapsamında şüphelilerin ifadeleri alınarak gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken şüphelilerin ifadesinin alınması dahil esaslı bir soruşturma işlemi yapılmadan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği cihetle, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2014 tarih ve 2014/1123 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.