MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 52/2, 53. ve 204/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 39/2, 62, 52/2, 53. ve 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar ..., ..., sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin karar ise sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
1-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5271 Sayılı CMK'nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Katılan ...'in yurt dışında yaşadığı, sanıklardan ... ile ...'in, katılanın iş yerini tanık ...'a kiralaması ve her iki sanığın bu iş yerine gittikleri sırada katılanı tanıdıkları, daha sonra sanık ...'in, sanık ... ve ... ile birlikte, varlıklı olduğunu bildikleri katılandan menfaat temin edebilmek amacıyla ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmaksızın sanık ...'ın, Uşak 4. İcra Dairesinde katılan aleyhine ödünç verilen para olarak gösterilen, bir belgeye dayanmayan 225.355,20 TL'lik alacak için icra takibi başlattığı, takip sırasında katılanın evine tebligat gönderildiği, tebligatın apartman yöneticisi ve mahalle muhtarı beyanıyla "Muhatap Almanyada'dır. Tebliğ imkansızlığı nedeniyle merciine iade" şerhi düşülerek 28/01/2011 tarihinde tebligatın icra dairesine iade edildiği, bunun üzerine alacaklı sanık ...'ın, diğer sanıklar ...ve ... ile birlikte sahte tebligat yapabilmek için girişimlere başladıkları, öncelikle posta dağıtıcısı ... ile irtibat kurarak tebligatı almaya çalıştıkları, sonuç alamamaları üzerine, sanık ...'un diğer sanık ...'e ulaştığı, sanık ...'ın kendisini posta görevlisine ... olarak göstermeyi kabul ettiği, daha sonra sanık ...'in, vekili aracılığıyla icra dairesine müracaat ederek katılanın, tanığa kiraladığı iş adresine tebligat çıkarılmasını talep ettiği, posta görevlisinin adres önünde bulunan sanık ...'a, "... bu adreste midir?" diye sorduğu, ...'ın, "evet benim" diye cevap verdiği, akabinde sanık ...'in de o kişiyi ... olarak yanına çağırdığı, bu esnada ...'in olayı kenarda seyrettiği, posta görevlisinin tebligatı sanık ...'a imzalattığı, bunun üzerine takibin itiraz olmadan kesinleştiği, takibin kesinleşmesi ile katılanın hesabından 58.268,73 TL'nin tahsil edildiği ve sanık ...'e ödendiği, böylelikle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanıklar, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçların sanıklar ..., ..., ... tarafından, sanık ...'in ise resmi belge niteliğindeki tebligat parçasını katılanın yerine geçerek imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar ..., ..., sanık ... ve müdafii ve sanık ... müdafiinin beraat kararı verilmesi gerektiği, menfaat temin etmedikleri ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın diğer sanıkların istemesi üzerine sadece tebligat parçasına imza atarak evrakı aldığı, daha sonra evrakı diğer sanıklara verdiğini, menfaat temin etmediğini, açılmış icra takip dosyasından haberdar olmadığını beyan ettiği, sanığın savunmasının diğer sanıklar tarafından doğrulandığı, tanık anlatımaları itibarıyla, sanık ...'ın mahkumiyetine hükmedilen diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine dair bir beyanlarında bulunmadığından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında mahkemece sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy