MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1,62,52,53 maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesine rağmen tebliğnamede sehven katılanın isminin yazıldığı anlaşılmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Olay tarihinde katılanın kullandığı ev telefonunu arayan sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak yakalanan terör örgütü mensubunun masasında kimliğinin bulunduğunu, kullandığı evdeki internet hattı üzerinden yurt dışı ile 80 saat görüşme yapıldığını, banka hesapları ile oynandığını, Kayseri ilinde toplam 180 kişi hakkında operasyon yapacaklarını, şüphelilerin yakalanması için verecekleri hesap numaralarına para yatırılmasını istediği, sanığın, katılanı savcı ile görüştüreceğini söyleyerek telefonu başka bir şahsa verdiği, bu suretle katılandan 10.000,00 TL para aldığının kabul edildiği eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy