MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların katılan aleyhine İş Mahkemesinde kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesaiye ilişkin açtıkları davada ibraz ettikleri taahhütnamenin katılan tarafından başka bir iş için verilmiş imzalı boş kağıdın doldurulması suretiyle hazırlandığının iddia edildiği somut olayda; Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 23.04.1989 tarih, 1988/1 esas ve 1988/2 karar sayılı içtihatı ile Dairemizin süreklilik gösteren kararlarında da açıklandığı üzere katılan tarafından imzalanıp sanıklara verilen taahhütnamenin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu ve bu yönde dosyaya yansıyan herhangi bir yazılı delilin de bulunmadığı gözetilerek verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 02.07.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.