MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, iftira
Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine, temyiz isteminin reddine ilişkin karar sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz harcı tahsiline dair 6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 13. ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesinin, 29/12/2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 20/10/2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve inceleme tarihi itibariyle de temyiz harcı alınamayacağının anlaşılması karşısında, tebliğnameye itibar edilmemiş olup, sanığın temyiz isteminin reddine dair 14.02.2012 tarihli ek-kararın kaldırılarak esas hükmün incelenmesinde,
Sanığın kamu kurumlarından olan Emniyet Müdürlüğünün maddi varlıklarından sahte sürücü belgesini kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eyleminin resmi belgede sahtecilik ve iftira suçları ile birlikte 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy