MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : a- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
b-Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle; beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekilleri tarafından; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da katılan vekilleri ve sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa ait çekin, ... isimli suç tarihinden sonra ölen kişi tarafından katılana verildiği, katılan çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığının belirlendiği, karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle yapılan yargılama sırasında, sanığın, suça konu çekin kendisi tarafından imzalanmadığını,...isimli kişinin, işyerine gelip gittiğini onun tarafından imzalanmış olabileceğini ya da çekinin rızası dışında çalınmış olabileceğini söylediği, yapılan incelemede, imzanın sanığa ait olmadığının tespit edildiği, böylece sanığın çeki başkasına imzalatıp kullandırtmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı Kanun'un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçelerinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne karşı yapılan temyiz incelemesinde;
Söz konusu çekin sanığın bilgisi ve rızası dahilinde başkasına imzalattırılarak katılana verildiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ayrıca, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı dikkate alınarak bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekillerinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy