MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Baxkasına ait kimlik bilgilerini kullanma (değişen suç vasfına göre iftira)
HÜKÜM : TCK 267/1, 53/1, CMUK 326/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
İftira suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür
Dolandırıcılık suçu nedeniyle yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini ... olarak bildirerek, kardeşine ait bu kimlik bilgileriyle nezarethane kayıt belgesi, sanık hakları formu, gözaltı takip formu, üst arama tutanağı, kimlik tespit tutanağı düzenlenmesine neden olmak suretiyle iftira suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın olay tarihi 07/01/2006 olduğu 08/01/2006 tarihinde kollukta yapılan işlemler sonrasında beyanında iftiradan dönerek kendisine ait kimlik bilgilerini açıklamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 269/2 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmemişse de, bozma üzerine yapılan yargılamada sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmolunan sonuç ceza miktarının, indirimli ceza miktarı ile aynı olması karşısında, belirtilen isabetsizlik sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve müdafinin suçun oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy