MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ile şikayetçinin olay tarihinden önce tanıştıkları, sanığın işyerinde kasa olduğunu bilen şikayetçinin olay tarihinde 40 gr. külçe altın ve 446 doları kasada saklamak üzere emanet olarak bıraktığı, sanığın altın ve parayı kendi ihtiyaçları için kullandığı ve şikayetçiye iade etmediği bu şekilde sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
Sanığa yüklenen ve TCK’nun 155/1. madde de düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, TCK 73. maddesinde de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın suç tarihi olan Eylül 2010 tarihinden sonra 2011 Ekim ayında altı aylık şikayet süresi geçtikten sonra sanık hakkında şikayetçi olduğu dikkate alınarak şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının süresinde şikayette bulunulmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE, 28/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy