MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın avukat olduğu, vekil sıfatıyla müştekinin alacaklısı olduğu, 4500 TL bedelli bonoya istinaden alacağın tahsili amacıyla yasal faizi ile birlikte 6037 TL üzerinden borçlu ......hakkında ...... Müdürlüğü'nün 2004/8955 esas sayılı dosyası kapsamında icra takibinde bulunduğu, takip alacağının tamamını haricen tahsil ettiği halde müvekkili olan müştekiye vermeyerek yedinde tuttuğu, müştekinin parayı istemesi üzerine parası olmadığını söyleyerek 07.07.2005 vade tarihli 6000 TL bedelli bonoyu verdiği, ancak bu bononun bedelini de ödemediği anlaşıldığı şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK.nın 168/1 maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy