MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Davanın reddi
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında davanın reddine ilişkin karar, katılan tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın da avukat olarak görev yaptığı ortak avukatlık bürosunda katip olan sanığın, iddianamedeki anlatımda sınırlandırıldığı üzere; Adana 9. İcra Dairesinin 2005/10082 E ve 7. İcra Dairesinin 2003/4311 E sayılı dosyalarında yapılacak işlemler için kendisine katılan tarafından verilen sırasıyla 350 ve 40 TL'yı zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunup şahsi ihtiyaçlarının giderilmesinde harcadığı bu şekilde sanık hakkında ayrı ayrı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Mahkemece sanık hakkında açılan davanın mükerrir olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; sanık hakkında açılan diğer dava olan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2012 tarihli 2011/770 (E) ve 2012/622 (K) sayılı ilamı hakkında Yargıtay 23. Ceza Dairesi tarafından 11/05/2016 tarih 2015/7735 (E) 2016/6179 (K) sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiş olması karşısında söz konusu bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere öncelikle her iki davanın, sanığın aynı eylemine ilişkin olup olmadığının tespiti ile mükerrer dava açılıp açılmadığı hususunun değerlendirilmesi, eylemlerin aynı olmadığının tespiti halinde ise sanığın aynı katılana yönelik gerçekleştirdiği iddia olunan eylemleri nedeniyle koşullarının bulunması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilebilmesi ve haksız menfaat miktarının belirlenebilmesi açısından ve her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması halinde, öncelikle anılan dava dosyalarının birleştirilmesi sağlandıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumumun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.