MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tehdit
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçlarından sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafii Av....'in dosyada mevcut 27/05/2014 tarihli dilekçesinin temyiz istemi içermediği (yerel mahkemeden tavzih istemine havi bir dilekçe olduğu) hükmün sadece katılan vekili tarafından temyiz edildiği gözetilerek yapılan incelemede:
Sanığın, katılana verdiği borç karşılığında kendisine verilen senedi iade etmeyerek 200.000.TL olarak doldurup icra takibine konu ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği ve telefonla aradığı katılana “senedi ödememesi durumunda canlı canlı yakacağını” söyleyerek tehdit ettiği iddia edilen olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçlarından verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre suça konu senetteki imzanın katılana ait olduğu anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçu ile sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından tehdit suçundan sanığın beraatına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.12.2008 tarihli duruşmasında katılanın bir kısım ödeme yaptığını kabul etmesine rağmen bir kısmı ödenmiş olan senedin tamamı üzerinden icra takibi başlattığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 156/1. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu bu nedenle 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin metinden çıkartılmış olması ve sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun uzlaştırmaya tabi olması karşısında söz konusu kanun değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy