MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık hakkında; TCK’nun 155/2, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan şirket tarafından finansal kiralama yoluyla muhtelif tarım makinalarının ve ekipmanlarının sanığa teslim edildiği,sanığın kira bedellerini gereği gibi ödemediği ve çekilen ihtarnameye rağmen makinaları ve ekipmanları iade etmediği; bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Dosya kapsamından sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi gereğince mahkum edilmesi gerektiği yönündeki bozma kararı sonrasında sanığın üzerine atılı suçlamaya yönelik “Yargıtay Bozma ilamını kabul etmiyorum üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim” şeklinde savunmada bulunması karşısında; tebliğnamede sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği yönünde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün ikinci fıkrasında TCK’nun 62. maddesi gereğince uygulama yapılırken sanığa verilen gün adli para cezasına indirim uygulanmayarak sanığın ‘5 gün’ adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesine rağmen, hükmün dördüncü fıkrasında; TCK’nun 52. Maddesi uyarınca uygulama yapılırken ‘4 gün’ adli para cezasının esas alınarak hesaplama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ikinci fıkrasından ‘5 gün’ adli para cezası ibaresinin çıkarılarak yerine ‘4 gün’ adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy