MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM :TCK'nın 158/1-a, 52/2, 53, CMUK 326/sonuncu maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın olay tarihinde kimliği tespit edilemeyen diğer kişi ile birlikte katılanın evinin kapı zilini çaldıkları, kapıyı tanık ...'in açtığı, sanıkların, katılan ve tanığa, evlerinde ve kendilerinde nazar olduğunu söyledikleri, yanındaki sanığı göstererek "bak bununda 7 yıldır çocuğu olmuyordu şimdi 4,5 aylık hamile, 17 kapıdan bez topluyoruz, sizde bir bez parçası verir misiniz" dediği, katılanın şahıslara bir bez parçası verdiği, şahısların ardından ip makarası istedikleri ve katılana makarayı açtırdıkları, ardından içeri girmek için izin istedikleri katılan ve tanığın izin vermeleri üzerine sanığın ve yanındaki şahsın evin içine girdikleri şahısların sürekli nazardan bahsettikleri, katılanın çocuğunda nazar olduğunu söyleyip, katılanın çocuğuna doğru üfledikleri, içeri geçtiklerinde katılandan domates ve çocuğunun atletini istedikleri, şahıslardan birisinin domatesi parçalayıp içerisinden nazar boncuğu çıkarmaya başladığı, daha sonra katılana "senin ziynet eşyalarında da nazar var" deyip katılanın ziynet eşyalarını katılanın çorabının içine koyup suyun içerisinden geçireceklerini söylemeleri üzerine, katılanın ziynet eşyalarını çorabının içerisine koyduğunu ve şahıslardan birinin bu çorabı elinden aldığı, sonra katılandan birkaç şahsi eşya daha istedikleri, katılanın bu şahsi eşyaları getirdiğinde, şahıslardan birisinin bu şahsi eşyalarla birlikte içerisi ziynet eşyaları dolu çorabı bir tülbente bağlayıp üzerine yastık koyup yatak odası girişine attığı, sonra katılan, tanık ve şahısların tekrar salona geçtikleri, sanık ve yanındaki şahsın 10 dakika dua okuyarak oturmaya devam ettikleri sonrada evden ayrıldıklarının iddia ve kabul edildiği olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sanığın olay yerinde olmadığına, tanık beyanlarının tutarlı olmadığına, sanığın sabıkasının olmamasına rağmen şuç işlemeyeceğine kanaat getirilememesinin yanlış olduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy