MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat(ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, evlenmek için kız aradığını söylemesi üzerine, sanık ... vasıtasıyla, sanık ... ile katılanın tanıştığı, birbirlerini beğenip evlenmeye karar verdikleri ve resmi nikah yaptıkları, bu tarihten on gün sonra sanık ...’in, eczaneye gideceğini söyleyerek ziynet eşyaları ile birlikte katılanın yanından ayrılarak ortadan kaybolduğu akabinde boşanma davası açarak katılandan boşandığı, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, sanık üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden önce 02/05/2006 tarihinde vefat ettiğinin UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy