MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nun 158/1-f-son,35/2,62/1,52/2-4,53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yaptığı itiraz üzerine, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda verilen 2014/710 d.iş sayılı ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği ve söz konusu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede,
Sanığın; katılan ...'dan, satın aldığı kumaşlar karşılığında katılanın huzurunda ciro ederek Ziraat Bankası ... Şubesi'ne ait katılan ... tarafından düzenlenmiş gözüken 30/12/2005 ... keşide tarihli 22/09/2005 ... keşide tarihli 9,000,00 YTL ve 8,750,00 YTL tutarlı iki adet çekleri verdiği, söz konusu çeklerde sanığın cirosu dışında başka cironun bulunmadığı, katılan ...’ın bankaya müracaatında çeklerin karşılıksız çıktığı, çek sahibi gözüken katılan ...'ın bankadan gelen düzeltme hakkının kullanılmasına ilişkin yazıyı gördüğünde söz konusu çeklerden haberi olduğu bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; Kayseri Kriminal Polis Laboratuarı tarafından verilen 17/05/2006 tarihli ekspertiz raporuna göre iki adet çekin ön yüzlerinde atılı bulunan keşideci imzalarının katılan ...’ın eli mahsulü olmadıkları, Kayseri 6 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/710 E.sayılı dosyasının incelenmesi üzerine tutulan tutanakta Göksun Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/03/2006 günlü kararı ile katılan ...'a ait bir grup çeklerin sanık tarafından alınıp kullanılması sebebi ile bu çeklerin iptaline karar verilmesi, sanık savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulünde ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin suçun sübut bulmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.