MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 207/1, 62, 53, 158/1-d, 62, 52/2 CMUK'nın 326/son 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 207/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği (kaldıki 5809 sayılı yasa kapsamında değerlendirildiğinde de zamanaşımının gerçekleştiği) anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2)Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak gösterilen 01/08/2005 tarihinin sahte olarak oluşturulan abone sözleşmesinin yapıldığı tarih olduğu ve 24/06/2011 olan şikayet tarihine kadar telefon hatlarını kullanmaya devam ettiği,dolandırıcılık suçundan suç tarihinin 24/06/2011 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın,katılan adına... Telekom Müdürlüğünden...numaralı telefon aboneliğini alıp kullandığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy