MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ele geçirdiği şikayetçi Ahmet'ten çalınan Ziraat Bankası ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. olan 15.01.2006 keşide tarihli 8.700 YTL'yi havi ve 16.12.2005 keşide tarihli 9.300 YTL'yi havi iki adet çeki cirolayarak katılan ...'ten almış olduğu mallara karşılık verdiği, bu çeklerin katılan tarafından ciro edilerek Kastamonu'da faaliyet gösteren ... San. Tic. Ştd.'ye verildiği, bu şirket yetkilisi tarafından çeklerin bankaya ibrazında çalıntı olduğunun bildirildiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda ; sanığın katılanla aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı açık hesabın olduğu, bu nedenle suça konu çekleri de önceden doğan borçlarına karşılık katılana verdiği yönündeki savunması, katılanın da sanık ile aralarında açık hesabın var olduğu, suça konu çeklerin kendisine verilmesinden evvel sanığın borcu bulunduğu yönündeki beyanları ile katılanın sanık ile aralarındaki çek bedellerinin toplamı olan 18.000 TL'lik alışverişe ilişkin herhangi bir fatura yada belge ibraz edememesi ve dosyaya sunulan faturaların da çek bedelleri toplamı olan 18.000 TL'yi içermemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini ispatlar şekilde mahkumiyetine yeter derecede delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy