MAHKEMESİ : ... Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait .... isimli işyerine giderek 1.800 TL bedelle bir adet motosiklet aldığı, karşılığında 400 TL peşin ve 1.400 TL'lik 1 ay vadeli senet verdiği, senedin vadesinin gelmesinden önce aynı yerden 1.800 TL karşılığında bir adet daha motosiklet aldığı ve önceden kalan 1.400 TL de dahil olmak üzere 3.200 TL borcuna karşılık olmak üzere katılana keşidecisi .... olan 3.950 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında çalıntı olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Yerel Mahkeme'nin sanığın mahkumiyetine ilişkin 07/06/2013 tarih 2013/66-140 sayılı kararının Dairemizin 30/03/2015 tarih 2015/3433-22613 sayılı kararı ile "sanığa TCK'nın 158/1-son maddesi uyarınca tayin olunacak adli para cezasının da önceden doğan borç düşülerek kalan miktar üzerinden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde toplam borç miktarının dikkate alınarak sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma sonrası yapılan yargılamada sanık müdafi ile UYAP kayıtlarında yapılan incelemede 23/05/2015 tarihinden itibaren aynı yer cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanık duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devamla karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, CMUK’un 326/2 ve 308/8. maddelerine aykırı olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy