MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme, yaralama
Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/03/2011 tarih, 2010/297 Esas ve 2011/131 sayılı kararıyla yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 01/10/2013 tarih 2013/15371-14469 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi sonrasında, sanığın ruhsal bozukluğu nedeniyle cezai ehliyetinin olmadığına dair verilen dilekçesine istinaden .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/12/2013 tarihli ek kararıyla infazın durudurulmasına karar verildiği ve yeniden esasa kaydedilen dosya üzerinden yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu'nun 09/10/2015 tarih 4383 sayılı raporunda sanığın suçun işlendiği tarihte cezai ehliyetinin olmadığının belirtildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, bu suç yönünden yargılamanın yenilenmesinin kabulüne karar verildiği gözetilmeden, kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de; Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu'nun 09/10/2015 tarihli raporuna göre, ceza sorumluluğu olmadığı belirtilen sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 150/2.maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.