MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma (değişen suç vasfına göre hırsızlık)
Hırsızlık suçundan sanığın Yargıtay bozma ilamı sonrası mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, müştekiden sigara istedikten sonra eşinin hastanede yattığını, bir yeri arayacağını söyleyerek müştekinin rızası dahilinde aldığı cep telefonunu iade etmediği ve telefonu alarak olay yerinden uzaklaştığı, böylece sanığın hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
24/11/2008 tarihli ilk hükümde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve bu hükmün da sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, CMUK'nın 326. maddesine aykırı olarak ceza miktarı yönünden kazanılmış hak ilkesi gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy