MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
.........Merkezi'nin sahibi ...............'in, 04/08/1989 tarihinde vefat etmesi üzerine, söz konusu iş merkezinin yönetimi ve kira paralarının toplanması amacıyla sanığın ....... Hukuk Mahkemesi tarafından kayyım olarak atandığı, söz konusu iş merkezi içerisinde yer alan bir iş yerinden tahsil ettiği 6.000 TL kira parası ile kayyım hesabından çekmiş olduğu 12.021 TL parayı uhdesinde bulundurmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Yerel Mahkeme'nin sanığın üzerine atılı suçtan beraatine ilişkin 16/03/2011 tarih 2009/1624 esas, 2011/184 sayılı kararının Dairemizin ....... tarih ....... esas, ......... sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nın 6/1-c maddesi anlamında kamu görevlisi olan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2. maddelerinde öngörülen zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmakla, sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporları ile dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksini gösterir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç sanığın savunmasının aksini gösterir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçe gösteiilerek mahkemece beraat hükmü kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin suçun sübutuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy