MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 155/2, 43, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar ... ve ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'in katılan ... şirketinde ihracat müdürü, sanık ...'un ise ihracat departmanında müdür yardımcısı olarak çalıştığı, bu sanıkların diğer sanıklar ile iştirak halinde hareket ederek, önce diğer sanıklar ...ve ...'nın ortağı oldukları ... Gıda şirketini 04/04/2007 tarihinde kurdukları, daha sonra ise 24/01/ 2011 tarihinde sanık ... ... ve...'ın ortağı olduğu ... Gıda şirketi kurdurdukları, sanıklar ... ve ...'un ... firması ile ticari bağlantısı olan yurt dışındaki müşteriler ile irtibata geçerek, kurulan bu şirketlerin katılan... firmasının çatısı altında çalışan grup şirketleri olarak tanıtıp, ... firmasının müşterileri ile yapılan ticari alışverişlerin bir kısmının kurulan bu şirketler üzerinden yapıldığı, ... firmasına ait müşteri portföyünün bu firmalar üzerine yönlendirildiği, böylelikle katılan firma aleyhine ve bu firmalar lehine haksız yarar sağlandığı, bilirkişi raporuna göre bu eylemler nedeniyle katılan firmanın kardan mahrum kalmak suretiyle toplam 2.690.894.41 TL zarara uğradığı sanıkların bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda,
1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporları karşısında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin sanığın suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanıklar ...'ın, oğlu olan ...'ın kurduğu ... şirketinde, diğer sanık ...'ın da eşi olan ...'ın kurduğu ... şirketinde usulen ortak oldukları, şirketlerin idaresinin ve temsilinin ... ve ...'a ait olduğu, dosya kapsamında da diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine dair her hangi bir eylemlerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat hükümleri verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy