MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Ptt, banka veya kamu kurumlarını kullanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi dalaleti ile 765 sayılı (mülga) TCK'nın 504/3, 80 ve 522. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Ptt, banka veya kamu kurumlarını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/03/2007 tarih ve 2001/551 E. - 2007/43 K. sayılı ilamı ile dolandırıcılık suçundan yokluğunda mahkumiyetine karar verildiği, savunmasında belirtilen adrese usulüne uygun şekilde gerekçeli karar tebligatı yapılarak, sanık tarafından temyiz talebinde bulunulmaması üzerine, söz konusu kararın kesinleştirilmesi sağlanarak infaza verildiği, İzmir C. Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu'nun 04/11/2013 tarih, 2009/1-797 sayılı yazısı ile mahkemenin 2001/551 E. 2007/43 K. sayılı kararı ile hükmolunan 3 yıl 13 ay hapis cezasına hükümlü ... hakkında, iade eden Almanya devletinin isteği üzerine, "Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesine Ek 2. Protokol ve 3732 sayılı kanun hükümleri" çerçevesinde teminat verilmesi amacıyla hükümlü hakkında karar verilmesinin istendiği, 15/11/2013 tarih, 2001/551 esas-2007/43 karar sayılı ek karar ile sanığa, 07/03/2007 tarih, 2001/551 esas - 2007/43 karar sayılı ilamına konu kesinleşen cezası yönünden"...itiraz veya temyiz hakkı verilmesi ve infazın durdurulması hususunda teminat verilmesine" dair ek karar verildiği, sanığın 15/11/2013 tarihli ek karar gereğince iadesi sonrasında Türkiye'ye giriş yaparak kolluk kuvvetlerince ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na teslim edildiğinin anlaşıldığı, yine anılan ek kararında bahsedilen ve ilgili ek protokolün 3. maddesindeki" İadeyi müteakip, gıyapta verilmiş olan karar iade edilen kişiye tebliğ olunur ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde bu kişi karara itiraz etmezse, yeniden muhakeme yapılmaksızın gıyapta verilmiş olan karar infaz edilir” hükmü gereğince hükümlüye gerekçeli karar ve ek kararın tebliğ edildiği, sonrasında hükümlünün kararı süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, yapılan incelemede,
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 08/05/2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy