MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 157/1, 62/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hüküm, savunma sırasında bildirdiği adresinde birlikte oturduğu kızına 16/03/2016 tarihinde usulune uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, sanık ile aile bireyleri arasında husumet bulunduğu anlaşılmakla eski hale getirme talebinin yerinde olduğu ve öğrenme üzerine 06/04/2016 tarihli temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
13/11/2014 tarihli iddianamede, katılanı arayan sanığın bir suç soruşturması kapsamında vereceği hesap numarasına para yatırması gerektiğini söylemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy