MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık ... hakkında; beraat
Sanık ... hakkında; TCK'nın 155/1,168/2, 62, 52/2, 52/4,51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin hüküm katılan vekili, sanık ...'nun mahkumiyetine ilişkin hüküm ise katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın katılanın kardeşi olan diğer sanık ... ile evli olduğu, katılanın 2005 yılında rahatsızlığı sebebi ile kendisine birşey olması halinde çocuklarına teslim edilmek üzere ...'ya altın, para, çeyiz eşyaları ve çeşitli evraklar teslim ettiği, iyileşmesinin ardından olay tarihinde teslim ettiği eşyaları ...'dan geri istediğinde ...'nun eşyaları almadığını belirttiği, bunun üzerine sanıkların evinde yapılan aramada çeyiz eşyalarının ve çeşitli evrakların bulunduğu, ancak altın ve paraların bulunamadığı, bu suretle sanık ...'nun eşi olan diğer sanık ile birlikte hareket ederek teslim edilen eşyalar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; katılanın eşyaları ...'ya teslim etmesi, sanık ...'nun eşyaların teslim edildiğine dair bilgisinin olduğuna ve atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememesi sebepleriyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sanıkların birlikte hareket ettikleri, sanığın da cezalandırılması gerektiği yönündeki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle , hükümden sonra , 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 12/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.