MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Kanun' nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin sanık hakkında temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 22/06/2016 tarih ve 2010/471 E, 2013/436 K sayılı ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle ve sanığın yokluğunda verilen hüküm, 29/11/2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, daha önce bu adreste usulüne uygun biçimde yapılmış bir tebligat bulunmadığı ve sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre bir tebligat da yapılmadığı görülmekle, tebliğ işlemi geçersiz olduğundan, sanığın 17/06/2016 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulüyle yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 31/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy