MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yurtdışında çalışan katılan firmaya ait yükü dolu dorseleri anlaşmaları gereği limandan tırlarla teslim aldığı ve içerisindeki malzemeleri ilgili yerlere teslim ettikten sonra dorseleri katılana iade etmediği, dorselerin de bulunamadığı iddia edilen olayda;
Dosya kapsamı itibarıyla; sanık ile katılan arasında sözlü taşıma sözleşmesi bulunduğu, sanığın edimini yerine getirmiş olmasına rağmen, taraflar arasında sözleşmeye konu ücretin ödenip ödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle ortaya çıkan ihtilafın hukuki mahiyette olduğu, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesine,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/07/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, yüklerini boşalttıktan sonra kendisine teslim edilmiş olan katılana ait dört adet dorseyi katılana iade etmemek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın tevil yollu ikrarı ile aralarında şifahi olarak kurulan sözleşme gereği dört adet dorseyi kendi deposuna koyduğu ve istendiği halde iade etmemek suretiyle yüklenen suçu işlediği sübut bulmuştur.
Sanığın isnat edilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine ilişkin, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/313 Esas, 2016/484 Karar nolu ve 27/09/2016 tarihli kararı hukuk ve kanuna uygundur.
Yukarıda belirtilen sebeplerle usul ve kanuna uygun olan İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/313 Esas, 2016/484 Karar nolu ve 27/09/2016 tarihli sanığın mahkumiyetine ilişkin kararının ONANMASINA karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan,
Kararın onanması yerine sanığın suç kastı olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmesine dair sayın çoğunluğun kararın bozulmasına dair görüşüne katılmıyorum.