MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yasal koşulları bulunmadığından katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte ... Otelcilik Turizm ve Ticaret Limited Şirketinin müştereken imza ile yetkili temsilcileri oldukları, bu kapsamda anılan şirket adına çek keşide edilebilmesi için müştereken temsil gereği her iki sanığın da imzasının çek üzerinde bulunması gerektiği, ancak 20/10/2006 keşide tarihli 30.000 YTL bedelli çekin katılanın yetkilisi olduğu şirkete sadece temyiz dışı sanık ... tarafından imzalanarak verildiği, bahse konu çek üzerinde sanık ...'in de imzasının bulunması gerekirken böyle bir imzanın çek üzerinde yer almadığı, katılanın bankaya çeki ibrazında karşılığının bulunmadığının belirtildiği, sanığın temyiz dışı sanık ile birlikte bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanık savunmaları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere temyiz dışı sanık ...'nin çek üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu ve çek bedelini zamanında banka hesabında bulunduramadıklarını belirttiği, sanık ...'in çek üzerinde herhangi bir imzasının olmadığı ancak sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ederek çeki imzalamadığına dair dosya içerisinde somut delil bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında beraat hükmü verilirken 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (2) numaralı fıkrasına “5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy