MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'in babası üzerine kayıtlı evi vekalet yolu ile diğer sanık ...'ye sattığı, gayrimenkulün bir kısım bedelinin nakit olarak ödendiği, kalan kısmı için katılan bankadan kredi almak için başvurulduğu, sanık ...'in de kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığı, bir süre sonra sanık ...'nün işlerinin bozulması nedeniyle kredi taksitlerini ödeyememesi üzerine yapılan araştırma ve icra takibi sonucunda kredi sözleşmesinin ekinde sunulan vergi levhaları, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Levhaları'nın sahte olduğunun anlaşıldığı, sanıkların bankaya sunulan belgelerin muhasebecileri tarafından yapıldığını savunduğu ancak ismini verdikleri muhasebeci bulunamadığı gibi meslek odasına kayıtlı olmadıkları ve sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanık savunmaları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından, sanıkların bankadan kredi çekerken bu krediyi karşılayacak ölçüde maddi değere sahip bir evi ipotek ettirdikleri, alınan kredi taksitlerinin önemli bölümünün ödenmiş olması nedeniyle sanıkların haksız menfaat elde etme ve bankayı zarara sokma amaçlarının bulunmadığı, tüketici kredilerinin sadece vergi levhası ve sicil levhası olan işyeri sahiplerine münhasır olmayıp alacağını teminat altına alan bankaların bu krediyi herkese verebildiği, nitekim katılan bankanın sanık ...'ye verdiği kredi karşılığında eve ipotek koydurmakla yetinmeyip, kredi sözleşmesini sanık ...'e de kefil olarak imzalatmak suretiyle alacağını teminat altına aldığı ve bu yönüyle de zararının bulunmadığı ayrıca katılan bankanın kendisine sunulan belge fotokopilerinin içerikleri konusunda araştırma yapmayarak denetleme olanağını kullanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıklar hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.